Antik Yunan'dan Günümüze: Maraton Koşusunun Evrim Yolculuğu
Maraton: Tarihten Günümüze Muhteşem Bir Yolculuk
Maraton denilince aklınıza ne geliyor? Muhtemelen Paris, Berlin veya New York sokaklarında 42,195 kilometreyi küçük adımlarla aşmaya çalışan devasa kalabalıklar geliyor. Fakat bu disiplinin tutkunları, en eski atletizm dallarından biri olan maratonun ne anlama geldiğini ve çok eskilere dayanan bir geleneği sürdürdüğünü de biliyor.
Kökenler:
Maratonun ilk örneği bir şekilde MÖ 490 yılında Yunanistan'da gerçekleşti. O yıl, Maraton Muharebesi'nin ardından Yunanlılar Perslere karşı kazandıkları zaferi haber vermek için bir haberci olan Pheidippides, Atina'dan Maraton'a (yaklaşık 40 kilometre) koşarak bu haberi ulaştırdı. Efsaneye göre, Pheidippides haberi ulaştırdıktan sonra bitkinlikten yere yığıldı ve hayatını kaybetti. Bu hikayenin ne kadar doğru olduğu tartışma konusu olsa da, bu efsane maraton fikrinin filizlenmesine yol açtı.
Olimpiyat Oyunları:
Dünyanın en büyük spor festivali olan Olimpiyat Oyunları, ilhamını antik Yunan oyunlarından alır ve modern çağdaki ilk oyunlar 1896 yılında olimpiyatın beşiği olan Atina'da gerçekleşti. Bu oyunların öne çıkan dallarından biri de tabii ki maratondu. İlk maratonu Yunan çoban Spyridon Louis, 40 kilometrelik mesafeyi 2 saat 58 dakika 50 saniyede tamamlayarak kazandı. Evet, doğru okudunuz, 40 kilometre. 1908 Londra Olimpiyat Oyunları'nda ise maraton Windsor Kalesi'nden başlayıp Kral VII. Edward'ın emriyle White City Stadyumu'ndaki kraliyet locasının önünde sona erdi. Bu değişiklik sonucunda maraton mesafesi 42,195 kilometreye sabitlendi. Bu mesafe, 1924 Paris Olimpiyat Oyunları'nda son kez revize edildi ve o zamandan beri değişmedi. Maraton tarihinin önemli kilometre taşlarından biri de Etiyopyalı koşucu Abebe Bikila'nın 1960 yılında 2 saat 12 dakika 11 saniyelik derecesiyle kırdığı dünya rekorudur. Bu başarı, Bikila'nın tüm mesafeyi çıplak ayakla koşmasıyla daha da unutulmaz hale geldi. 1964'te tekrar olimpiyat şampiyonu olsa da bu sefer ayakkabılı koştu.
Disiplinin Son Zamanlardaki Gelişimi:
1960'lara kadar maraton sadece erkeklerin alanındaydı. Bu durum 1967 yılında değişti. Fakat birçok alanda olduğu gibi, kadınların 42,195 kilometreyi koşma hakkı kazanması da kolay olmadı. 1967 Boston Maratonu'nda Kathrine Switzer adında Alman bir atlet, cinsiyetini gizleyerek bir biblio aldmayı başardı. Bir organizatör, Switzer'ın kadın olduğunu fark ettiğinde öfkeyle biblio'yu yırtmaya çalıştı. Fakat Switzer pes etmedi, yarışı tamamladı ve böylece bu zorluğun sadece erkeklere özgü olmadığını kanıtladı. Switzer yarışı tamamladıktan sonra atletizm federasyonundan ihraç edilse de, bu olay maratonun kadınlara açılmasına öncülük etti. İlk kadın olimpik maraton ise 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları'nda koşuldu. Bu, Switzer'ın efsanevi koşusundan 17 yıl sonra gerçekleşti. Maraton tarihine damga vuran isimler arasında Çek Emil Zatopek, Fransa'dan Alain Mimoun (1956 Melbourne Olimpiyat Oyunları'nda Fransa'yı ilk ve tek kez olimpiyat şampiyonu yapan isim) ve kadınlarda Kathrine Switzer, Norveçli Grete Waitz (ilk olimpiyat şampiyonu) ve Portekizli Rosa Mota yer alıyor. Günümüzde ise kadınlarda dünya rekoru 2019 Chicago Maratonu'nda 2 saat 14 dakika 4 saniyelik derecesiyle Kenyalı Brigid Kosgei'ye ait. Erkeklerde ise rekor 16 Eylül 2018 Berlin Maratonu'nda 2 saat 1 dakika 39 saniyelik derecesiyle
daha fazla kaynak için :
Yorumlar
Yorum Gönder